MAVİ YEŞİL BİR YOLCULUK: DİLEK YARIMADASI MİLLİ PARKI

Mavi ve yeşilin daha önce hiç görmediğiniz tonlarını aynı anda görmek ister misiniz? Cevabınız evetse, bunun için yapmanız gereken şey oldukça basit: Dilek Yarımadası Milli Parkı’na doğru bir gezi planlamak. Doğanın renklerini ve canlı çeşitliliğini sergilerken bu kadar cömert olduğu az yer vardır. Yerel kanunlar ve uluslararası anlaşmalarla korunan bu tabiat harikasının kapılarından girdiğiniz andan itibaren, göreceğiniz pek çok şey sizi büyüleyecek. 

Dilek Yarımadası Milli Parkı Nerede?

Milli Park Aydınlık Koyu
Milli Park – Aydınlık Koyu

Dilek Yarımadası Milli Parkı’nın sınırları, Güzelçamlı’nın merkezini geçtikten sonra başlıyor ve güneye doğru uzanıp Dilek Dağı’nın diğer tarafındaki tarihi Doğanbey Köyü’ne kadar ulaşıyor. Milli parkın Kuşadası’nın merkezine uzaklığı yaklaşık 25 km ve yolculuk süresi trafiğe bağlı olarak değişse de ortalama 40 dakika. 

Milli parka giderken Davutlar’ın merkezinden geçen çevre yolunu kullandığınızda, gideceğiniz yere tabelaları takip ederek basitçe ulaşabiliyorsunuz. Ancak yolun kısa sürmesi pek olası değil. Özellikle yaz sezonunda binlerce ziyaretçinin akınına uğrayan milli parka giden hemen herkes, bu yolu kullanıyor. 

Yön bulma özelliğinize güveniyorsanız, sitelerin arasından giden sahil yolunu kullanmak daha akıllıca. Bu yola girdikten sonra navigasyon servislerini kullanabilirsiniz. Yolun ortasında, trafik yokmuşcasına gezen site sakinlerini saymazsak, genellikle sakin bir güzergah ve yolculuk süresini önemli ölçüde azaltıyor. Üstelik, yol üzerinde rahatça duraklayıp alışveriş yapabileceğiniz marketler var. 

Dilek Yarımadası Milli Parkı’nda Neler Var?

Dev çam ağaçlarının birbirine sarılarak ziyaretçileri karşıladığı milli park sınırlarında, zeytinden sandala, incirden meşeye, birçok ağaç türü yer alıyor. Milli parkta listelenen bitki türlerinin arasında endemik olanlar da var.

Ağaç çeşitliliği ve bolluğu sayesinde yeşilin hemen her tonunu bir arada izleyebiliyorsunuz. Ağaçlar o kadar sık ve yüksek ki, içlerinde adeta kuş şehirleri oluşmuş. Özellikle sabah erken saatlerde ağaçların altından geçerseniz, daha önce hiç duymamış olma ihtimaliniz olan kuş seslerini duyuyorsunuz. 

Milli parkın göz alıcı ağaç krallığında ilerlerken, dağın kıyıları boyunca ormana eşlik eden Ege Denizi görüş açınıza giriyor. Yeşilin her tonuyla büyüleyen sık ormana, mavinin pırıl pırıl tonları eşlik ediyor. Çok yer gördüm ama, denizle ormanın birbirine bu kadar yakıştığı başka yer hatırlamıyorum. 

Ağaçların gölgesinde ilerlerken yol üzerinde milli park koylarının tabelalarını görüyorsunuz. Bu koyların aracınızla ulaşabileceğiniz plajları, deniz ve doğa keyfini bir arada yapmanıza olanak sağlıyor. Halkın kullanımı için tahsis edilmiş ücretsiz duşların, soyunma kabinlerinin ve tuvaletlerin yer aldığı plajlarda ücretli işletmeler de mevcut. Milli parkta bu özelliklere sahip 4 ana koy ve bir de sayısından emin olamadığım, yalnızca yürüyerek inilen küçük koylar var. 

İçmeler Koyu

İçmeler, plajı kum olan tek koy, ilk koy ve en kalabalık olan koy. Burası, benim hiç girmediğim, milli parkın diğer koylarına geçerken hep yukarıdan gördüğüm bir yer. Kış mevsimi hariç yılın kalan tüm zamanları kalabalık. Taşlık kıyıları sevmiyorsanız, deniz molası için uygun bir nokta. 

İçmeler Koyu, milli parkın hemen girişinde yer aldığı için buraya yürüyerek gelenler bile oluyor. 

Aydınlık Koyu

Aydınlık Koyu, İçmeler’i geçtikten hemen sonra göreceğiniz koy. Buranın geniş ve yokuşlu bir inişi var. İnsanlar çoğu zaman bir sonra ne göreceklerini merak ettikleri için burayı pas geçiyor. Bu da Aydınlık Koyu’nu tercih edenlere daha tenha bir plajda denize girme imkanı sağlıyor. 

Benim için Aydınlık Koyu’nun diğer koylara göre dezavantajı, gölge yer seçeneğinin az olması. Sahilde gölge bir yer bulamazsanız ve de yanınızda şemsiye yoksa, taşların yansıttığı güneşin ısısı bir süre sonra acı verici hale geliyor. 

Diğer koylarda olduğu gibi, bu koyda da halkın kullanımına açık duşlar, kabinler ve piknik masaları var. Ancak dikkat edin, birkaç tanesi halka açık gibi görünüyor ama, oradaki özel işletmeye ait. 

Kavaklıburun Koyu

Uzun ve bol ağaçlı olan Kavaklıburun Koyu, milli parkın en çok ziyaretçi alan ve en uzun koyu. Diğer koylar gibi duş, soyunma kabini ve tuvaletlerin yanında özel bir işletme de mevcut. Kavaklıburun’da koyu boydan boya yürüyüp her iki taraftan da denize girmek keyifli oluyor. 

Burası, zaman zaman karadan aldığı ziyaretçilerin yanında tekne turlarıyla gelen misafirleri de ağırlıyor. 

Karasu Koyu

Milli park girişinin 11 kilometre ilerisinde yer alan Karasu, aracınızla girebileceğiniz sonuncu cennet koyu. Benim ve tanıdığım herkesin favorisi olan bu koyda her yer çam ağaçlarıyla kaplı. Tamamen taşlık bir plajı var. Taşları büyük miktarlarda alıp götürmek yasak ama hatıra olarak birkaç tane yuvarlak beyaz taş almanıza kimse bir şey demiyor. 

Karasu Koyu, kristal gibi parlayan denizin içinde keyif yaparken milli parkın büyüleyici ağaçlarını yakından izleyebileceğiniz bir yer. Burası aynı zamanda, insanlarla fazla samimi hale gelen yaban domuzlarıyla karşılaşma ihtimalinizin oldukça yüksek olduğu bir koy. 

Diğer milli park koylarındaki gibi Karasu’da da halkın kullanımı için yerleştirilen tuvaletler, duşlar ve soyunma kabinleri yer alıyor. Kendi getirdiklerinizi rahatça yemeniz için piknik masaları mevcut. Yiyecek bir şey getirmeyenler içinse burada da bir işletme var. 

Karasu’yla ilgili bilinmesi gereken önemli bir detay var. Denize girdikten çok kısa bir süre sonra suyun derinliği boyu aşıyor. Bir de, önemli sayılmaz ama, vücudunuzda açık yaralar varsa, Karagöz türündeki balıklar bu yaraları öpmeyi seviyor 🙂 

Sadece Denizden Ulaşabileceğiniz Koylar

Milli parkta bazı koylara sadece denizden ulaşabiliyorsunuz. Bu koyları görmek için Güzelçamlı tekne turlarından birine katılmanız ya da kano gibi bir deniz taşıtı bulmanız yeterli. Yalnız, kanoyla gezmek için kaslarınıza ve enerjinize güvenmeniz gerekiyor. 

Tekne turuyla milli park koyları-Karasu Koyu’nun devamı

Tekne turları yaz boyunca her gün Güzelçamlı marinasından kalkıyor. Farklı yolcu kapasitelerine sahip turların müzikli, müziksiz, köpük ve dans partili ya da daha sakin olanlarından tercih edebiliyorsunuz. Ayrıca, deniz tutması gibi bir sorununuz yoksa, Kuşadası Güzelçamlı arasını karadan değil deniz üzerinden geçebilirsiniz. Yaklaşık 90 dakikada milli parka ulaşan Kuşadası tekneleri, milli park sınırlarına girdikten sonra Güzelçamlı tekneleriyle aynı koyları ziyaret ediyor. Kalkış noktaları ise Güvercinada. 

Kanyon

Kanyon, milli parkın içinden giden araç yolunda tabelaları takip ederek bulabileceğiniz basit bir konuma sahip. Kanyonun içinde, giriş kapısından dağın içine doğru uzanan ve zirveye tırmanan yemyeşil bir yürüyüş yolu var. Bu yolun tamamını bitirenler yaklaşık 20 kilometre, uzun parkuru yürüyüp zirveye çıkanlar hemen hemen 15 kilometre, kısa bir çevre turu yapanlar ise isteğe bağlı uzunlukta yürüyor.  

Önünden en az yüz kez geçtiğim kanyona arı ve sinek korkusu yüzünden sadece iki kez girdim. Bir kez 2 kilometre ilerledim, bir kez de zirveye kadar çıkabildim. Sürekli tırmanışla geçen ve belli bölümü tamamen taşlık olan yolda doğru ayakkabı seçimi çok önemli. Ayağınızda zemin yapısına uygun tabanlı yürüyüş ayakkabıları yoksa, sakatlanmamak için geri dönüp plajlardan birine gitmenizi öneriyorum. 

Kanyon, tüm doğa yürüyüşçülerinin, kuş gözlemcilerinin ve botanik tutkunlarının ilgi odağı. 

Kanyon turu sırasında milli park sınırlarında listelenen sayısız bitki türünü ve onlarca vahşi memeli hayvanı görme şansınız var. Ancak, memeli hayvanları görmek için gerçekten çok şanslı olmanız gerekiyor. Öyle ki, ben saatler geçirdiğim zirve tırmanışı sırasında koca kanyonda sadece bir tane gelincik ailesi görebildim. Milli parkta yaşadığı kayıtlara geçen vahşi kedilerin, çakalların, kurtların, geyiklerin tek birinin gölgesine bile rastlamadım. 

Kanyonun zirvesinden Samos ve Milli Park manzarası
Kanyonun zirvesinden milli park ve Samos manzarası

Umarım siz benden daha şanslısınızdır ve daha fazla hayvan türüyle karşılaşırsınız. Görebileceğiniz türler arasında doğaya salınıp yabani hayata uyum sağlamış yaban atları, geyik türleri, kartallar, tilkiler, karakulaklar, vaşaklar var. Soyu tükenmiş Anadolu Parsı’nın son olarak milli park sınırlarında görüldüğü düşünülüyor. Deniz kıyılarında ise Tepeli Pelikan ve Akdeniz Foku gibi sadece bu bölgeye özgü hayvanlar yaşıyor. 

Zeus Mağarası

Milli park girişinde, yoldan yaklaşık 200 metre içeride yer alan Zeus Mağarası, görülmeye değer güzellikte bir tabiat eseri. Ziyaretçi sayısı kontrol edilmediği için mağarayı sürekli kalabalık görmek olası. Yine de ziyaret için hafta içi günleri tercih etmek, kalabalığa daha az maruz kalmak demek. 

Zeus Mağarası, adını Yunan mitolojisinin ünlü tanrısından alıyor. Mağaraya neden Zeus’un adının verildiğini anlatan hikaye, bir diğer tanrı, Poseidon’la ilgili. Efsaneye göre, bir gün iki tanrı kavga etmiş. Zeus, Poseidon’u öyle kızdırmış ki, asasının gazabından kaçmak ve sakinleşmesini beklemek için Dilek Dağı’ndaki bu mağaraya sığınmış. Böylece buraya Zeus Mağarası denmiş. (Bence Poseidon’un siniri hala geçmemiş. Kuşadası denizinin yılın büyük bir bölümü dalgalı olması, Zeus’un Poseidon’dan geçerli bir özür dilememesinden kaynaklanıyor olabilir.)

Sonuç Olarak…

Doğayla bütünleşmenin ne demek olduğunu tam olarak yaşamak istiyorsanız, Dilek Yarımadası Milli Parkı’nı mutlaka ama mutlaka ziyaret etmelisiniz. Eğer yeryüzünde cennete benzeyen yerler varsa, burası kesinlikle onlardan biri.

Arabayla, dolmuşla, günlük turla, tekneyle, kanoyla, motorla, bisikletle, neyle gelirseniz gelin. Kuvvetli sağanak yağış olmadığı takdirde, hangi mevsim gelirseniz gelin. Milli park sınırlarına girdiğiniz andan itibaren çevrenizdeki her ayrıntıya hayranlık duymaya başlayacaksınız. Doğanın sihirli fırçasıyla renklendirdiği harikulade resimlerden hangisine odaklanacağınızı şaşıracaksınız. Sonra ise, tekrar ve tekrar o hissi yaşamaya geri geleceksiniz. 

Nereden mi biliyorum? Çünkü, 30 yılı aşkın süredir buraya geliyorum. En az 100 kez ziyaret ettiğim bir yeri hala ilk günkü hayranlığımla gezebiliyorsam, sizler de benden çok farklı hissetmezsiniz diye düşünüyorum.  Doğanın krallığında keyifli gezintiler! 

“MAVİ YEŞİL BİR YOLCULUK: DİLEK YARIMADASI MİLLİ PARKI” için 5 yorum

  1. Geri bildirim: SONBAHARDA KUŞADASI: I LOVE YOU - lyouada.com

  2. Geri bildirim: Kuşadası Sahil Siteleri: Renkli Tatil Cenneti - lyouada.com

  3. Geri bildirim: Tüm Ayrıntılarıyla Güzelçamlı Tekne Turları - lyouada.com

  4. Geri bildirim: 90’lı Yıllarda Esen Kuşadası Rüzgarı - lyouada.com

  5. Geri bildirim: ##Kuşadası’nda En Romantik Evlilik Teklifi - lyouada.com

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir